Ntvspor un taraflı ve artniyetli yayın politikasına karşı futbol severlerin direnişi..
3 Ocak 2011 Pazartesi
1 Ocak 2011 Cumartesi
NTVSPORA HAYIR - AÇIKLAMA
RESİMSİZ
Son 3 gündür Galatasaray taraftarının Ntvspor’a tepkisi yeniden yükseldi. Bunda ligin devre arasında olmasının da etkisi var. daha önce yazmıştım, Ntvspor’a hep tepkiliydik ama takım kötü gittiği için kendi dertlerimize düşmüştük. Bu sebeple sezon başı başlayan tepki, sezon içinde azalmış ama bitmemişti.
Tepkinin içeriği hakkında bir kez daha kısaca bilgi vermek istiyorum. Neden #nontvspor veya bugün ortaya çıkan şekliyle #ntvsporahayir ?
Çünkü, Ntvspor Türkiye’nin şifresiz izlenen tek spor televizyonu.
Çünkü, Ntvspor Türkiye’nin her yerden izlenen tek spor televizyonu.
Çünkü, Ntvspor’da bütün uyarılarımıza rağmen Galatasaraylı yorumcu bulunmuyor.
Çünkü, Ntvspor’da Galatasaraylı olduğunu bildiğimiz Hıncal Uluç ve Banu Yelkovan’dan başka kimse yok. İkisine de itirazım var. Hıncal Uluç’un Galatasaray taraftarı gözünde muteber biri olmadığı kesin. Benu Yelkovan ise Galatasaraylıların gözünde çok önemli bir spor yazarı ama ne yazık ki Nyvspor’da yorumculuk yapmıyor.
Çünkü, Ntvspor bizi yanlış anlıyor. Bizim derdimiz Ntvspor ‘un izlenmemesi falan değil. İzlensin elbette, kimsenin işinde, ekmeğinde gözümüz yok. Biz daha adil, tarafsız bir Ntvspor istiyoruz. Kaldı ki, Ntvspor’un da iddiası bu.
Ntvspor’un tarafsız olmadığına dair çok veri var. En basitinden, hiçbir Fenerbahçeli’nin bu kampanyaya destek vermemesinden belli.
Neyse, ben yine de konuya yapıcı yaklaşmayı seçiyorum. Bu yüzden Ntvspor’a Galatasaray taraftarının da itiraz etmeyeceği yorumcular önereceğim, eksiklerim veya yanlışlarım illa ki vardır, yorum kısmına yazarak çoğaltabilirsiniz.
Kişisel olarak itiraz etmeyeceğim 24 yorumcu önerim:
- Kanat Atkaya
- Uğur Meleke
- Ahmet Cemal
- Ahmet Çakır
- Hakan Dilek
- Mehmet Ali Birand
- Ahmet Evren
- Arif Kızılyalın
- Ali Sirmen
- Bilgin Gökberk
- Ali Kırca
- Bülent Timurlenk
- Cevad Prekazi
- Hasan Şaş
- Cüneyt Tanman
- Dağhan Irak
- Doğan Koloğlu
- Ebru Kılıçoğlu
- Hasan Tankaya
- Tuna Kiremitçi
- Osman Tanburacı
- Fatih Terim
- Turgay Renklikurt
- Yiğiter Uluğ
28 Aralık 2010 Salı
Yeniden NONTVSPOR !
28.Temmuz.2010’da başlamışız bu kampanyaya. İlk blog yazıları bu tarihte, belki de bir iki gün öncesinde twitter’da başlamış olabiliriz, önemli değil. Önemli olan üzerinden bu kadar geçen zamanda ne değiştiği.
Ntvspor cephesinde değişen bir şey yok. Hep aynılar. Hep aynı yönden ve aynı renk gözlüklerle bakmaya devam ediyorlar. Ama bizde değişen bir şeyler var. Kampanya başladığında henüz lig başlamamıştı, henüz takımımızın derdine düşmemiştik. Nontvspor üzerine de başka şeyler üzerine de eğilebiliyorduk. Sonra lig başladı ve aynı sırada işler de kötü gitmeye.
Ama yine de “ntvspor izleyicisiyle buluşuyor” toplantısı sırasında takım toparlanmış, üst üste 4. galibiyetini almıştı. Biz dertlerimizi o gün Fuat Akdağ’a da Haluk Yürekli’ye de anlatmıştık. Bizi anladıklarını daha hassas davranacaklarını hissetmiştik. Doğrusu kısa süre böyle de oldu.
Ama ilerleyen haftalarda takım iyice kötü gitmeye başladı. Yenilgiler arka arkaya gelmeye başladı. Rijkaard gitti, yönetim karıştı. Alelacele Hagi göreve getirildi. Hagi’nin göreve getirilmesi sırasında bir sürü haber dolaştı ortalıkta. Yönetimden doğru dürüst açıklama gelmedi.
Bu sırada Galatasaray taraftarı olan bizler takımın derdine düştük. Bir çoğumuz gazete okumayı, tv izlemeyi bıraktı. Galatasaray Sözlük’te girilen entry sayısı düştü, bir çok yazar birbiriyle kavga etmeleri yüzünden sözlükten ya atıldı ya da kendileri bıraktı.
İşte bu sırada Ntvspor gibi Hürriyet gibi Fenerbahçeliliği tescilli yayın organları işlerini yapmaya devam etti.
Ama şimdi devre arası. Artık zamanımız var. Artık Ntvspor’a da, Hürriyet’e de ayıracak zamanımız var.
Biz NONTVSPOR’u Ntvspor izlenmesin diye başlatmadık. Ntvspor, Fenerbahçe yanlısı yayınlarından vazgeçsin diye başlattık. Bunu da hem yazılarımızda hem de yüzyüze çok net ve açık şekilde anlattık. Ama hiçbir değişiklik olmadı.
Dertlerimiz şunlardı:
Bir tane bile Galatasaraylı yorumcu bulunmaması, Galatasaray muhabiri Özgür Buzbaş’ın Fenerbahçeli olması (Özgür Buzbaş’la ilgisi yok konunun, kişisel olarak beğeniyorum kendisini) , Rıdvan Dilmen’in aşırı Fenerbahçeyi kollayan yorumlar yapması, Mehmet Demirkol’un Fenerbahçe’ye başka Galatasaray’a başka bakmaya ısrarla devam etmesi.
Hiçbir şey değişmedi. Hatta şöyle örnekler de gördük:
En yakın zamanda gerçekleşeni bugün oldu. Mehmet Demirkol, yarın oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe maçının seyircisiz oynanması gerektiğini söyledi. Maç bizim sahamızda, rakip taraftar olmayacak ama maç seyircisiz oynansın. Süper fikir, bizim niye daha önce aklımıza gelmedi.
Devam ediyorum,
Mehmet Demirkol geçenlerde Aziz Yıldırım’ın Sivasspor maçının devre arasında hakem odasını basma haberini pas geçip o maçta Fenerbahçe’nin verilmediğini iddia ettiği penaltı pozisyonunu uzun uzun konuştuğunu da gördük.
Örnekleri çoğaltacağım.
Galatasaray Karpaty Lviv deplasmanına gitmeden önce Milliyet Gazetesinde abuk sabuk bir haber çıktı. Karpaty’nin tesislerinin döküldüğü, kaleci eldivenlerinin bile delik olduğu yazıldı. Spor Servisi programında bu haber doğru kabul edildi, uzun uzun konuşuldu. Bu haber de, bunun üzerinde araştırmadan konuşanların tek bir amacı olabilir; Galatasaray’a rakibi üzerinden vurmak. Ama işte takım oradan turu kaybedip geldiği için biz de unuttuk bunu.
Yine Mehmet Demirkol, geldiği günden beri” Hagi teknik direktör değil” diyor. Bu fikrini destekleyecek her şeyi de kullanmak için uğraşıyor. Mesela 26 Kasım 2010’daki programda bir gazetede Lucescu’nun ağzından yapılan haberde “hiçbir hoca kendi kurmadığı takımda başarılı olamaz” sözünü Hagi kendisi söylemiş gibi yorumlayıp “böyle bir şeyi kabul eden çaresiz teknik direktördür” dedi.
Rıdvan Dilmen ise bildiğimiz gibi.
Not Defteri programındaki konuklar : Acun Ilıcalı, Emre Belözoğlu.
Haber Bültenlerinde Spor Servisi’nde U17 maçındaki olayları ne kadar iştahla konuştular öyle yahu. Tamam büyük bir olay ve küçücük çocukların dövülmesinin kesinlikle savunulacak yanı yok, ama neden bir tane Galatasaraylı’ya sorulmadı acaba tam olarak ne olduğu?
Bir tane bile Galatasaraylı yorumcu olmadığını söylemiş miydim?
Bunları incık cıncık anlatıyorum çünkü Ntvspor binasındaki toplantıda 3 örnek vermiştim ama “bu kadar örnek yetmez” gibi bir tavır takınmışlardı.
Son olarak bu yazıyı okuduğunu bildiğim Ntvspor mensuplarının dikkatini çekmek istiyorum. Galatasaray Sözlük’teki ntvspor başlığını baştan itibaren bir daha okuyun.
İlk entrylerle son zamanlardaki entryler arasındaki farka çok dikkat edin. Galatasaray’lıların Ntvspor’un kuruluşunu nasıl coşkuyla karşıladığını, sonrasında nasıl cephe aldıklarını görün.
Nedenlerini iyi düşünün, ama çok iyi ve bu kampanyanın amacını da iyice anlayın.
28 Ağustos 2010 Cumartesi
25 Ağustos 2010 Çarşamba
NTV SPOR İzleyicileriyle Buluşuyor
"NTV Spor, izleyicileriyle buluşuyor. Gelin; tanışalım, yüz yüze konuşalım.
info@ntvspor.net adresine iletişim bilgilerini gönderen ve eleştirilerini en iyi şekilde aktaran sporseverleri NTV Spor’da ağırlamaktan memnuniyet duyacağız.
Unutmayın; sizi övgülerinizle değil, eleştirilerinizle bekliyoruz."
twitter üzerinden de bu duyuruyu yayınladılar. Güzel, gider yüzyüze derdimizi anlatırız elbette.
Benim dikkat çekmek istediğim konu, bu girişimin direkt kendisi. Bizim başlattığımız bu girişimin etkili olduğunu düşünüyorum. Taraftara kulak vermek gerektiğini anladılar sanırım. Bu yönüyle bakınca demokratik ve şık bir hareket olduğunu düşünüyorum.
Ancak sanırım yayınlanacak bir görüşme değil bu, kapalı kapılar ardında yapılacak. Olsun, bizim derdimiz bağcı dövmek değil ki, üzüm yemek. Bu sebeple e-mail göndereceğim kendilerine. Bakalım sonucu ne olacak.
10 Ağustos 2010 Salı
neden #nontvspor
galatasaray'ı sahipsiz sanıp, sürekli kötüledikleri için #nontvspor
rijkaard a schuster e fiyasko ama aykut a sabır dedikleri için #nontvspor
önceden herhangi bir sorun yokken şimdi her açtığımda "bakalım feneri nasıl övcekler" durumuna geldiğim için #nontvspor
ridvan dilmen'i bize yillardir turkiye'nin en tarafsiz ve en iyi yorumcusu olarak kakalamaya çalıştıkları için #nontvspor
senelerdir bize rıdvan dilmen i izlettirdiği için #nontvspor
güntekin, arda'ya çemkirirken, aynı şeyi kendisi yapacak kadar iki yüzlü olduğu için #nontvspor
2 saniye galatasaray için olumlu şeyler söyletmeden reklama gittiği için #nontvspor
maç analizi yerine oyuncuları ve teknik adamları karalamaya çalıştıkları için #nontvspor
rijkaard yerden yere vurulurken, kankası aykut'u eleştirmek yerine bahane üreten rıdvan için #nontvspor
haberler de, sürekli bir takımın bilgilerini aktardıkları, diğerlerine gereken süreyi sağlamadıkları için #nontvspor
#nontvspor ve Fenerbahçeli Medya
Bir hareket başlattı Galatasaraylı’lar twitter üzerinden. NTV ve NTVSPOR’u protesto kampanyası. Sadece #nontvspor yazarak.
Epeydir biriken bir sıkıntıydı aslında bu ve bir çok yazı yazda Galatasaraylı’lar. Beşiktaşlı’lar yazdıysa bilmem, Fenerbahçeli’ler de yazmıştır belki ama onların en azından başka takım taraftarı yaftası yapıştırmadıklarını sanıyorum ve umuyorum, yoksa komik olurdu.
Fenerbahçe sempatizanı yayın politikası izliyor NTV grubu. Bu çok net. Özellikle Rıdvan Dilmen’i diğerlerinden çok uzak bir yere koyarak değerlendirmek gerek.
Zira yorumculardan Sergen Yalçın, Mustafa Doğan ne yazık ki futbol düşünen, okuyan adamlar değil bu çok belli. Sergen’in çok kısa süren bir A2 takım hocalığı var, Mustafa Doğan’ın böyle bir girişimi bile yok.
Hoca veya gazeteci olmayıp da futbolu düşünmek için çok sevmek gerekir. Ama bu iki eski futbolcu “biz zamanında uzun süre 1.ligde oyandık, bizim başka donanıma ihtiyacımız yok” diyerek kendilerini geliştirme, dünya futbolunu takip etme ihtiyacı görmüyorlar, bu çok belli yorumlarından. Futbol düşünmedikleri için kendi fikirleri yok bence, bu yüzden sık sık kendileriyle de çelişiyorlar, aynı programda bile. Halbuki bu iki eski futbolcunun en iyi bildiği şey saha içi, yedek kulübesi, soyunma odası, takım otobüsü, kamplar, idmanlar, tesisler ve buralarda ne olduğu. Bu konulara ağırlık verip yorum yapsalar çok başarılı olurlar. Ama onlar zamanında hiçbir görev üstlenmedikleri, sorumluluk almadıkları transfer, takım tertibi, oyun şablonu gibi konulara girip batağa saplanıyorlar.
Bilerek ve isteyerek bir kulübün aleyhine yorum yapacak (hem de kör gözün parmağına yapmadan) donanıma sahip değiller. Sergen şahane pasları, frikikleri anlatsa, yorumlasa, M.Doğan Hagi gibi birini tekme tokat nasıl durdurduğunu anlatsa inanın daha doğru olur.
Bu yüzden bu arkadaşları devre dışı bırakıyorum.
Bu grubun en aklı başında adamı Mehmet Demirkol. Futbol düşünen, takip eden biri. Kalemi kuvvetli denenlerden. Gerçek bir yazar, telefonla gazeteyi arayıp kafasındakileri anlatıp yazısını başkası yazan biri değil. Fenerbahçeli olduğunu yıllarca gizledi ve hala sorarsan söylemiyor. Okuldan Galatasaraylı, babadan Fenerbahçeli, tribünleri yüzünden Beşiktaşlı’yım diyor. Kimilerine göre Galatasaray aleyhinde konuştuğu kadar Fenerbahçe aleyhinde de konuşuyor.
Doğru mu? Doğru. Ama rahatsız edici bir şey var konuşmalarında. Fenerbahçe hakkında konuşurken, eleştirirken ki tavrı, ses tonu ile diğerleri hakkında konuşurken ki farklı. Fenerbahçe hakkında konuşurken babasını eleştiren bir çocuk tavrı var. “Kızmayın bana, bunları söylemem lazım” yaklaşımı var. işte bu beni çok rahatsız ediyor, ne söylediği ve herkese ne söylediği herkese birden eleştiri getirmesinden çok nasıl bir üslup kullandığı önemli ve can sıkıcı.
Rıdvan Dilmen bu işe başladığında böyle değildi, en azından bu kadar Fenerbahçe taraftarı gibi değildi. Hatta “ben önce futbolcu, sonra teknik direktörüm” , “benim mesleğim teknik direktörlük, şimdi yorum yapıyorum sadece” diyordu ve sorun yoktu hakikaten.
Şimdi çok bariz şekilde, alenen Fenerbahçeli yorumlar yapıyor ve Türkiye’nin en iyi yorumcusu olarak lanse ediliyor. Kime göre, neye göre?
Türkiye’nin saha içini en iyi bilen adam olduğundan eminim Rıdvan Dilmen’in. Futbolun her alanını iyi biliyor ama bildiklerini hiç güncellemiyor. Değişen dünyadan bihaber yaşıyor ne yazık ki. İşi futbol yorumculuğu olan, ülkesinde 10 yabancı futbolcuya izin verilen biri nasıl olurda dünya futboluna bu kadar uzak olur. O kadar para kazanırken niye kendine danışmanlar tutmaz. Dünya futbolunu çok iyi takip eden, FM gibi oyunlardan bile bir çok şey öğrenen zeki, çalışkan ve kendisiyle çok ucuza çalışacak gençler bulabilir istese. Ama o program sırasında Güntekin Onay’a sormayı tercih ediyor.
Üzgünüm ama ne izleyiciye ne de işine saygısı yok Rıdvan Dilmen’in.
Elinde bir Fenerbahçe şablonu ve cevap anahtarı var. Her soruya Fenerbahçe örneğiyle cevap veriyor. Benim evde hatunla konuşmalarım gibi. İlle her konuyu futbola getirip açıklama yapı bana göre daha açıklayıcı bilgi vermem, hatuna göreyse “manyaksın sen” şeklinde.
Dünyanın her hangi bir yerinde bir gol olur, golcünün ön direğe koşu yapıp attığı “Alex koşusu” yaptı der. Galatasaray orta sahaya futbolcu alır “Alex gibi oynarsa şöyle olur, oynamazsa böyle olur” der. nasıl bir futbolcu olduğundan haberi bile yoktur zaten.
Rijkaard’la ilgili bir soru sorulur Daum’dan, Aykut Kocaman’dan örnek verir.
Daha önce de yazmıştım, bir taraftarın silahla yaralandığı Fenerbahçe - Everton hazırlık maçında bu konu konuşulurken, daha doğrusu Güntekin Onay konuşurken kafasını öne eğmiş ve tek kelime etmemişti. İşte o zaman Rıdvan Dilmen rengini belli etmişti.
Şampiyonluğun kaçtığı Trabzon maçı sonrası çıkan olaylarıysa normal karşıladı. Gerçi bütün medya mevzuyu çok güzel soğuttuğu için sadece 2 maç ceza aldı Fenerbahçe. Organize işler bunlar.
Bir NTV grubunun geneline bakmak lazım. Bariz şekilde spor haberlerinde yanlı yayın yapıyor. Galatasaray taraftarını heyecanlandıran transfer haberlerini vermekte nazlanırken, açıklaması yapılmayan transferin olmayacağı haberi için özel röportaj bile yapabiliyor.
Galatasaray ikinci başkanının canlı yayında söyleşisini kesip Gürcan Bilgiç’in 2 saat sonra başlayacak Fenerbahçe maçı hakkındaki görüşlerini vermekten çekinmiyorlar. Galatasaray o gün yaptığı transferin haberini vermek için önce Fenerbahçe’nin idman haberlerini verip Galatasaraylı’ları sinirlendirmekten çekinmiyorlar.
Bu protesto ortaya çıktıktan sonra bloglarda, sözlüklerde yazılar yayınlandı. Yazılanlar içinde “tiraj ve rating için Fenerbahçe yanlısı yayın yapılması zorunludur, hangi takımı tutarsa tutsun medyacılar böyle davranmak zorundadır gibi fikirler öne sürenler oldu. Bu yeni bir şey değil elbette. Yıllardır söylenen en büyük yalanlardan biri. Kökeni 70’li yıllardan 80’li yıllara kadar süren Fenerbahçe takımının Galatasaray ve Beşiktaş’a göre başarılı olmasına dayanır. Fenerbahçeli İslam Çupi’nin müthiş kıvrak diliyle yazdığı “Türkiye'de Fenerbahce Cumhuriyeti sağlıklı, başarılı ve ilkse bu ülkede herşey mutlu ve huzurludur. Esnafın yüzü güler, parekendeci ve toptancıların tezgahında mal kalmaz. Tiyatrolar, sinemalar, sazlar, barlar ve meyhaneler doludur. Stadlar türkiye'nin her yerinde silme doludur. Fenerbahçe gittiği her kente kendi ile birlikte büyük bereketini götürür. Fenerbahce Cumhuriyeti ortada yoksa Türkiye yoktur, futbol yoktur, bolluk yoktur, insanlar yoktur. Canlılar güç nefes alır ve bu ülke kısa süre yaşayan yer olmaktan cıkıp mezarlık olur. Onun içindir ki...
Fenerbahce büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü ne kupa büyüklüğüdür. onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte. Adı konamaz.” Türk futbol tarihinin en yanıltıcı açıklamalarından biri bu iddiayı desteklemiştir.
Fenerbahce büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü ne kupa büyüklüğüdür. onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte. Adı konamaz.” Türk futbol tarihinin en yanıltıcı açıklamalarından biri bu iddiayı desteklemiştir.
http://captano.blogspot.com/2010/01/medyada-fenerbahce-agrlg.html burada medyadaki Fenerbahçe ağırlığının sebeplerini anlatmıştım. Tiraj-rating kaygısıyla Fenerbahçe haberi yapılması gerektiği fikrinin kökenini anlamaya destek olan bir yazdır.
Ve 2010 Türkiye’sinde külliyen yalandır.
Çok merak ediyorum nasıl ölçülüyor bu. Fenerbahçe yazılınca tiraj-rating artışını kim, nasıl ölçüyor.
İslam Çupi bir Fenerbahçeli’ydi ve bu sözleri çok eski zamanlarda yazmıştı, her şeyi değişen Türkiye’de bunun aynı kaldığını iddia etmek zavallılıktır.
Bir de “beğenmeyen izlemesinciler” var. elbette beğenmeyen izlemeyecek. NTV grubunun nasıl yayın politikasını kendisi belirleme hakkı varsa isteyenlerin de protesto hakkı var. demokrasi havari kesilip “istedikleri gibi yayın yaparlar, beğenmezsen izleme” diyenler bir de böyle düşünsün. İşlerine gelirse elbette.
Eğer şöyle şeyler varsa ki var :
twitter'dan.
ali ece* :
captano@aliece1888 http://nontvspor.blogspot.com #nontvspor
aliece1888 @captano bazı eleştirilere katılıyorum ama rakip yayıncı kuruluşta program yapacak birisi olarak konuşmam çok etik dışı olur, bana uymaz
aliece1888@captano teşekkür ederim, gizli gizli okuyorum zaten hepsini
aliece1888@captano daha ayrıntılı bilgi için linki inbox'ıma yollar mısınız?
bedri baykam* :
captano@meettheturk http://nontvspor.blogspot.com #nontvspor
meettheturk @captano teşekkurler dostum, size bu hissi yaşatıyorlarsa kesin haklısınız derim
ali ece* :
captano@aliece1888 http://nontvspor.blogspot.com #nontvspor
aliece1888 @captano bazı eleştirilere katılıyorum ama rakip yayıncı kuruluşta program yapacak birisi olarak konuşmam çok etik dışı olur, bana uymaz
aliece1888@captano teşekkür ederim, gizli gizli okuyorum zaten hepsini
aliece1888@captano daha ayrıntılı bilgi için linki inbox'ıma yollar mısınız?
bedri baykam* :
captano@meettheturk http://nontvspor.blogspot.com #nontvspor
meettheturk @captano teşekkurler dostum, size bu hissi yaşatıyorlarsa kesin haklısınız derim
protesto, hedefi vurmuş olabilir.
ofk maçını cevad prekazi'ye yorumlatma kararı alan ntvspor'un bu protestoya kulak verdiğini ve bundan sonra daha dikkatli olacağını ummak istiyorum. peşini bırakmadan devam etmek gerekli.
ofk maçını cevad prekazi'ye yorumlatma kararı alan ntvspor'un bu protestoya kulak verdiğini ve bundan sonra daha dikkatli olacağını ummak istiyorum. peşini bırakmadan devam etmek gerekli.
(bkz: captano)
en ufak bir örgütlü tepkinin bile aslında sonuç getirebildiğini gördük. prekazi'yi ntvspor kadar nontvspor da çıkarttı ekrana.
(bkz: dağhan ırak)
(bkz: dağhan ırak)
#nontvspor protestosu amacına ulaşmaya doğru gidiyor.
Etiketler:
Fenerbahçe,
Galatasaray,
Medya,
nontvspor,
Taraftar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


